16 Ekim 2016 Pazar

Olur böyle zamanlar..Üzülme sen.

Bazen olur,
Kafan çok dolar,omuzların gerçekten ağrır.
Sorumlulukların vardır..ailen,dostların,işin..
Kapladığın bir alan vardır,arka plandada hayat ve günlük akış devam eder,

Kimimiz ortalığı toplamak için,yakınlarından zaman ister..
Kimimiz ortalığı daha fazla dağıtır,muhtemel delirmeyi yaşamak ister.
Misal,geçim kaygısı içinde olan bir baba,çalışmak zorundadır,patronundan,eşinden,çocuklarından zaman isteyemez.

Ama sorumluluğu daha az olan biri için,istek ve taleplere hayat daha makul bakar..işi daha kolaydır.

Son birkaç aydır,kimseden zaman istemeden,günlük akışımı toparlamaya çalışarak yaşamaya çalışıyorum.
Sessizleşmekten,kenara çekilip zaman istemekten korkuyorum.
Bir çeşit başarma korkusu..
Çünkü,sessizleşmeyi bir kere başarırsam biliyorum ben,ben eskisi gibi olamam..
Bu konuda başarılı olmak için cesur değilim
Yaşadıklarımla,kayıplarımla,keza baş edebilecek gücümün olduğunu henüz bilincim reddetmedi.
Bunu iktisadi bir terimle anlatacağım bir ara (ceteris paribus)
Ersin,bitiş ve başlangıçlardan bahsetmiş en son yazısında.
Ordan bir alıntı yapabilirim izniyle;

Başlangıç yapmak çok zor çünkü bazı başlangıçların gereksinimleri hayli ağır. Bazen bir "başlangıç" için önce bir "sona" ihtiyacınız oluyor. Bir şeyi bitirmeden başka bir şeyi başlatamıyorsunuz ya da yarım yamalak oluyor. 

:) haklı..
Gereksinimleriniz yeteri kadar birikince,vedalar kaçınılmazlaşıyor..
İnsanların birbirlerine ihtiyaç duyduğu gerçeği;kaçınılmaz bir anlayış yahut zalimlik hali oluyor..
Kimse kimsenin herşeyi olamıyor!
Keşke bi 50 sene önce yaşasaydım.


Şimdi gitmem gerek,
Sanırım bu senenin ilk karında bir kardan adam yapacağım.
Güneşin doğmasını bekleyip,gülümseyerek yok olan ,bir kardan adamı seyretmek için.

Azize.

16/10/2016

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder