Ezelden beridir bizim devlette, hükümetlerde vatandaşına olanın da üzerinde bir kendine güvensizlik vardır; ne kendi verdiği nüfus kağıdına güvenir ne de öğrenci kimliğine..
Otobüse binersiniz, elinizde "devlet üniversitenizin" verdiği "bu adam benim öğrencimdir, ben buna bakarak devletin yapılmasını gerekli gördüğü her türlü işlemi yapabilirim" kağıdı veya kimliği vardır fakat yeterli değildir zira devlet, kendi üniversitesinin verdiği kimlik kartına güvenmemektedir ve sizden bir de "paso" (belirli bir ücret karşılığında biraz önce bahsedilen güvenilirliği tartışılan üniversiteden aldığınız "bu adam öğrencidir" kağıdı ve belirli bir "ücret" karşılığı satın aldığınız indirim hakkını ispatlayan kart) istenmektedir; saçmalık olduğunda ısrarcısınızdır ama iki tane kıçı kırık soruya hakim olamayan ve çaldıran devletiniz bunu zorunlu tutmuştur.. Buna ek olarak bir de yeni bir uygulama var İstanbul minibüslerinde "indirim sadece üniformalı öğrenciler için geçerlidir". Öğrencisiniz ama sadece okula gidip gelirken, bunun dışında kalan zamanlar örneğin haftasonu kitap almaya gideceksiniz, hayır diyor insanlar gidemezsin; yani gidersin ama ya üniformalı ya da zamlı... Hele hele üniformalı öğrenciye kimlik soran otobüs şöförlerine hastayım; "abi ben manyağım 20krş indirimli gitmek için üniforma aldım" hergün 750 kere binsem otobüse nereden baksan günlük 150TL kar ederim =) [20krş varsayımsaldır]
Oturduğunuz yeri sorar ve inanmaz muhtardan evrak isterler; şimdi o muhtar benden daha mı güvenilir? Ben bizim muhtarı sadece seçim zamanı görüyorum.. Bir defa denk gelip sordum; "yav sizi pek göremiyoruz, hayırdır sağlıksal falan bir şey yoktur umarım" diye. Cevap geldiğinde afalladım resmen; "Toplantılar falan çok oluyor, belediyede oluyorum genelde" Sanırsın Mustafa Koç.. Tabi canım o toplantı senin, bu toplantı benim.. İkinci taşıma ruhsatını aldığını anlattı mesela.. Lazım tabi ki.. Bugüne kadar hiç suikaste uğrayan mahalle muhtarının olmaması bugünden sonra da olmayacağının garantisini veremez kimseye... Devlet bu kişiye benden daha mı çok güveniyor yani ? Bu nasıl bir "pozitif" ayrımcılıktır, devlet nasıl böyle bir şeye karar verir, benim kaç defa devleti kandırmaya yönelik hamlem olmuştur da şimdi bunu istemektedir.
Nüfus kağıdının, öğrenci kimliğinin sahtesini yapabilecek bir çete bu yukarda anlatılan paso ve ikametgah suretinin sahtesini yapamaz mı ? Adamlar sahte pasaport yapıyor yahu =) Vatandaştan üç kuruş daha alabilmek için kişi kendini paranoyak yapar mı ?
Noter ve tasdik olayından bahsetmiyorum bile zira sinirlerim bozuluyor...
Vatandaşı geçtim, kendine bile güvenmeyen bir devletten ne beklenir? Nasıl beklenir?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder