Herkesin malumu olacak ki 31 Mart tarihinden beri tüm Türkiye'nin üzerinde bir seçim yapamama hali var. Bu vatandaşların seçmeyi beceremeyecek kadar yeteneksizliklerinden değil, bir kesimin henüz kabul edememe; gelirinden vazgeçememe durumu nedeniyle oluyor tabi..
El değiştiren belediyelerden gelen haberler ise içler acısı. Fahiş fiyatlarla "yandaşlara" geçilen kıyakları mı ararsınız; sizin bir tarafınızdan ter akıp da üç kuruş kazanmaya çalıştığınız bir dönemde, hiç işe uğramadan binlerce lirayı cebe indireni mi ararsınız..
Aklım almıyor yaşananları gördükçe, insanların bu kadar adileşebileceğini bu kadar karaktersiz ve aç gözlü vandallar olabileceklerini okudukça sinirim bozuluyor.. Biz ne ara bu kadar vahşi ya vicdansız olduk..
Can Bartu, ışığa yürümüş dün gece; jubilesinde Metin Oktay ile formasını değiştirip kendi takımlarına karşı ezeli rakipleriyle birlikte oynamışlar.. Düşünsenize Emre Belözoğlu'nun öyle bir şey yapmasını :) Kendi takım arkadaşları bile "yanlışlıkla" sakatlayabilirler..
Birbirimizden o kadar ayrıştırıldık, ötekileştirildi ki birimize ne katlanabiliyoruz ne de saygı duyuyoruz. Takım tutar gibi parti tutup, memleketin geleceğine karar verirken; bir yandan da çalan bizdense sıkıntı yok diyerek tüm etik ve yüce duyguları yerlerde sürüklüyoruz..
En sevdiğim sözlerden biridir, "Adalet bir gün herkese lazım olur". Şuan içine edersen o adaletin, bir gün lazım olduğunda kör kadın seni kılıcıyla ittiğinde aklına gelir belki hukukun tarafsızlığı.. Hep dünü ve bugünü düşünüp hurmayı sayılı yemek lazım; yoksa çıkışı cidden huzursuz eder adamı..
Uzun lafın kısası, bir türlü seçemedik Istanbul'u, bu da dünkü hurmanın marifeti; kapatıp gözünü sesini çıkartmazsan zamanında böyle alırlar elinden özgürlüğünü.. Feodal bir yapıda özgürlük, demokrasi bekliyoruz biz de az manyak değiliz yani =)
Hangi parti olursa olsun, her kim ki; devletin, milletin parasıyla usulsüz iş yapıyor; boynu altında kalsın.. Zaten insanlar ne zaman gerçekten vatansever olur işte o zaman parti peşinde koşmayı bırakır icraata ve memleket menfaatine bakar.. Şu Atam'ın hep söylediği muasır medeniyetler seviyesine de ancak öyle ulaşılır..
Biz hep Atatürk çocuğu olmakla övünç duyarken demek ki bazıları; başka türlü çocukmuş.. Karşımızdakini hep kendimizden bildik, hatayı da o zaman yaptık.. Neresinden dönülürse kardır, yeter ki dönecek bir sapak olsun..