12 Nisan 2019 Cuma

Seçememe Hali (!)


     Herkesin malumu olacak ki 31 Mart tarihinden beri tüm Türkiye'nin üzerinde bir seçim yapamama hali var. Bu vatandaşların seçmeyi beceremeyecek kadar yeteneksizliklerinden değil, bir kesimin henüz kabul edememe; gelirinden vazgeçememe durumu nedeniyle oluyor tabi..

     El değiştiren belediyelerden gelen haberler ise içler acısı. Fahiş fiyatlarla "yandaşlara" geçilen kıyakları mı ararsınız; sizin bir tarafınızdan ter akıp da üç kuruş kazanmaya çalıştığınız bir dönemde, hiç işe uğramadan binlerce lirayı cebe indireni mi ararsınız..

     Aklım almıyor yaşananları gördükçe, insanların bu kadar adileşebileceğini bu kadar karaktersiz ve aç gözlü vandallar olabileceklerini okudukça sinirim bozuluyor.. Biz ne ara bu kadar vahşi ya vicdansız olduk..

    Can Bartu, ışığa yürümüş dün gece; jubilesinde Metin Oktay ile formasını değiştirip kendi takımlarına karşı ezeli rakipleriyle birlikte oynamışlar.. Düşünsenize Emre Belözoğlu'nun öyle bir şey yapmasını :) Kendi takım arkadaşları bile "yanlışlıkla" sakatlayabilirler..

     Birbirimizden o kadar ayrıştırıldık, ötekileştirildi ki birimize ne katlanabiliyoruz ne de saygı duyuyoruz. Takım tutar gibi parti tutup, memleketin geleceğine karar verirken; bir yandan da çalan bizdense sıkıntı yok diyerek tüm etik ve yüce duyguları yerlerde sürüklüyoruz..

     En sevdiğim sözlerden biridir, "Adalet bir gün herkese lazım olur". Şuan içine edersen o adaletin, bir gün lazım olduğunda kör kadın seni kılıcıyla ittiğinde aklına gelir belki hukukun tarafsızlığı.. Hep dünü ve bugünü düşünüp hurmayı sayılı yemek lazım; yoksa çıkışı cidden huzursuz eder adamı..

     Uzun lafın kısası, bir türlü seçemedik Istanbul'u, bu da dünkü hurmanın marifeti; kapatıp gözünü sesini çıkartmazsan zamanında böyle alırlar elinden özgürlüğünü.. Feodal bir yapıda özgürlük, demokrasi bekliyoruz biz de az manyak değiliz yani =)

    Hangi parti olursa olsun, her kim ki; devletin, milletin parasıyla usulsüz iş yapıyor; boynu altında kalsın.. Zaten insanlar ne zaman gerçekten vatansever olur işte o zaman parti peşinde koşmayı bırakır icraata ve memleket menfaatine bakar.. Şu Atam'ın hep söylediği muasır medeniyetler seviyesine de ancak öyle ulaşılır..

Biz hep Atatürk çocuğu olmakla övünç duyarken demek ki bazıları; başka türlü çocukmuş.. Karşımızdakini hep kendimizden bildik, hatayı da o zaman yaptık.. Neresinden dönülürse kardır, yeter ki dönecek bir sapak olsun.. 

Su Tabancası..



Kafam ne güzel attı? Görmedin mi?
''Bir arkadaşa bakıp çıkacağım'' ben diye gelebilirdim yanına, ya da sen orda sakin sakin takılırken uzaktan geçiyordum, uğradım da diyebilirdim.
Neden üzgünsün sahi? Nelere anlam veremiyorsun?
Etrafında saçmalayan onca insan varken rol kesmek yerine ,neden ayak uydurmuyorsun? Naif naif saçmalardım seninle..
Cıkk olmuyor biliyorum..
Aklının içini kocaman bir büyüteçle okuyorum,etraf karma karışık yumak yumak..
Benden,sana seslenir serin serin tüm aklındaki sorular..
Cevapları;saçmalar da bulurduk tüm saçmalıklarımız tümden gelir, en içtene varırdık belkide kimbilir.. hı olmaz mıydı?

Eyvallah tamam hiç şık değil koşullar.. Ben de çok iyi sayılmam, Lakin senin kadar kapatmadım gözlerimi..
Mazur görmeyeceğim seni,ama kızmaya da kıyamayacağım.. Üstelik etrafta kıyılacak onca yapaylık varken..
Sulha çok ihtiyacımız var ama sen salaksın bunu göremezsin..
Tahminimce,o ücrada söylenmeye devam etmek ya da minimalize ettiğin yeşil fontun içinde kalacak fotoğrafın..
Hoş! gelip kafanı kırardım azıcık daha delirsem muhtemelen..
Ama sorumluluklarım var delirmeme müsaade yok..
Sağlıklı bir kafa için,dümdüz mutlu olup,rutini yaşamaya gerek olmadığını düşünenlerdenim..
Lakin duygu rutininden bahsediyorum..Kanaatkar olmanın seçiciliği ve orantısıyla..
Karakterin şekillenmesinin,büyümesinin sonu elbet yoktur.
Görmenin,duymanın sınırı yoktur.. Bakıp,işitmeyi bildikten sonra..
Çok düşündüm, elime kazma kürek alıp kazmaya başlayabilirim, ama benden bana seslenirken,sana ne kadar duyurabilirim ki seni?
Sırtımı yasladığım dandik eski bi duvar var, uzun zamandır bakmamışım..
Sen olsan muhtemelen iki karalarsın,çentikler atarsın, sonra muhtemelen yeriz birbirimizi ..
Yemin ederim mecalim yok gördüklerimi  gizlemeye, sarılarak başladığım hiçbir günü dargın bitirmemek adına duvara bile yaslamadım kafamı..

Hayır hayır yoruldum da demedim, bunlar öyle sesli söylenmez, bakarsan anlarsın zaten..
Baksaydın anlardın, ben bağırmam ''bak buradayım'' diye ..
Hiç bana bakma, hapsetmedim zamana kötü anılar .. Diğerleri gibi..
Ben de isterdim, e artık dinlenebileyim içim çıktı.. yoruldum!
Çok yorgundum ..
Sen bunu bile görmedin..
Artık istemiyorum ‘’Şimdi buna ne gerek vardı demeyi?’’
Hem söz verdim salamam aklımı , deliremem de, gelemem de..



12.04.2019 13:45