9 Ocak 2012 Pazartesi

Hergün Yeni Pişmanlar..

'Hükümete kızgınım, bizi yarı yolda bıraktı'

Kutluğ Ataman, İçişleri Bakanı Şahin'in 'terör' tarifinden sonra hayalkırıklığına uğradığını söyleyerek, "İki seçimde, referandumda benim gibi AKP'yi desteklemiş biri bile bu konuşmadan sonra hükümetin yanında yer alamaz" dedi.


Düşünüyor insan, bunu anlamak için 10 yıl mı geçmesi gerekiyordu? Ki Kutluğ Ataman yönetmen (yani okumuş etmiş, teorik olarak aydın olması gereken birisi).. Biz herhalde çok ileri görüşlüyüz yahu.. Bunu daha ilk dönemlerden beri söylüyoruz, kimilerinin Belediye Başkanlıklarından beri.. Ya doğru şeyleri yazamıyoruz ya da yanlış yerlere yazıyoruz.. Hani söz uçar, yazı kalırdı ? Hep mi bize kalıyor bu yazılar?

Kızıyoruz, kızıyoruz sonra unutuyoruz? Daha geçen yıl benzin zamlarında ortalık yıkıldı, ne yaptık ? İki gün herkes ayaklandı, sonra kaldığı yerden.. Şehitlerimiz için tek yürek olmuştuk, nerede şimdi? Fransa; sözde ermeni soykırımını geçirdi, eee ? Hani sonuç nerede?

Taksim'de bir cafede otururken duvardaki yazı dikkatimi çekti, "Tasarı sebebiyle Fransız markası olan Sodexho, Multi (adı aklıma gelmeyen bir tane daha [ticket olabilir]) 'nin kullanımı gün için 14-16 saatleri arasında yasaklanmıştır" İstanbul Lokantacılar Odası..

Şimdi minik bir beyin fırtınası yapalım,

* Güzel, en azından tepki veriyorlar ama bunları kullanan insanlar 14-16 saatlerinde değil 12-14 saatlerinde kullanıyorlar, "ne şiş yansın ne kebap" mantığıyla protesto mu yapılır?

* Komple yasaklasana ? Hadi insanlar mağdur olmasın diye yapmış olun en fazla bir hafta olur sonrasında seve seve bankalar da bilmem nereler de zaten başka formül bulmak zorunda kalırlar..

* Bu vb. büyük tüketim kanallarını kapatırsan bak bakalım ozaman kimleri yerlerinden oynatırsın..

* Ama bu da bir adımdır, gerisinin gelmesi temennilerimle..


Kızacağımıza, oturup öyle böyle yazacağımıza, "sadece" eleştireceğimize bir de alternatif versek yanında.. Anca "öyle olmaz, böyle olmaz" diyoruz.. Kimseden çözüm gelmiyor.. Hep boş konuşalım, hep..